Marka topluluğu açıklanırken; karşılıklı sadakatin bir özelliğinden çok kısa bahsetmeliyiz. Bu özellik basit olarak; “bize karşı onlar” olgusudur.  Marka toplulukları benzer sosyal davranışları gösterir. “Biz daha iyiyiz, onlar kötü” olarak değerlendirildiği grup önyargısı üretirler.

Yaptığımız bütün reklam ve pazarlama işlerinde asıl hedefimiz her zaman; marka değerini ve satışı artırma olmuştur. Para kazanmanın da ötesinde bir olgu var ki; bize göre markaların istediği ve isteyebileceği en üst nokta budur.

“marka toplululuğu”

Markanızı yansıtan ve markanız için her şeyi yapabilecek kemik kitle olmasından daha iyi ne olabilir ki? Marka topluluğu dediğimiz olay; marka tarafından tanıtılan belirli bir yaşam tarzına bağlılık yoluyla bireye anlam kazanma ve benlik duygusu fırsatını sunar. Topluluk olarak belirli bir kimlik, kültür geliştirilmesidir. Peki topluluktan kastımız nedir? Topluluklar herhangi bir yerde ve her yerde vardır. Örneğin; okullarda arkadaşlar arasında, din kurumlarında, siyasi partilerde, hatta belirli bir yaşam tarzını tanıtan tüketici markalarında.

Eğer ki bir marka topluluğu yaratmak istiyorsak bu aniden olabilecek bir şey değildir. Tanıtımı yapılan ürün ya da hizmetin işlevsel değerine, pazar ortamlarında daha az vurgu yapılmalıdır. Onun yerine, insanları duygusal olarak bir grup etrafında toplayan ürün ya da hizmetlere odaklanılmalıdır. Bu herhangi bir grup duygusunu ve grup aidiyetini güçlendiren unsurlar olabilir.

Marka topluluğu fikrini ortaya atan, De Paul Üniversitesi Pazarlama Bölümü’nden Doç. Albert Muniz ve Wisconsin School of Bussines Pazarlama Bölümünden Prof. Thomas O’Guinn, marka topluluğunu: “Bir markanın hayranları arasındaki bir dizi yapısal sosyal ilişkileri dayalı, uzmanlaşmış, coğrafi sınırları olmayan bir topluluk“ olarak tanımlanır. Marka toplulukları bir markanın üst sosyal yapısının bölümleri olarak görülür ve markanın süregelen mirasında hayati bir rol oynar. Kimlik gelişiminde toplumun önemini dikkate alırsak, marka topluluklarının, vefa özelliğinin, ya da bir diğer değişle marka sadakatinin nasıl desteklendiği de görebiliriz.

Marka topluluğunun üç özelliği:

  1. Ortak Bilinç

  2.  Ritüel ve Gelenekler

  3. Ahlaki sorumluluk hissi

Harley Topluluğu Antalya’da.Bu insanların ne iş yaptığı, kim olduğu hiç önemli değil.

Kült Markalamanın Gücü (The Power of Cult Branding) adlı kitapta Harley-Davidson, sonsuz müşteri sadakatine örnek olan dokuz marka arasında gösteriliyor. Harley-Davidson başlangıçta, kırsal alanlarda bedensel işçi olarak çalışan bekar erkekler tarafından benimsenmişken, bugünkü Harley Topluluğu’nun, Dünya’nın her yerinden üyeleri vardır. Ne tür bir iş yaptığınız Harley Topluluğu için hiç önemli değildir. Dükkan sahibi, öğretmen, doktor ya da avukat bile olsanız üyelik size açıktır. Yani kült marka topluluğunun bir özelliği de herkesi kucaklayıcı nitelikte olmasıdır.

Hadi iş ortağı olup bunu yaratılım.